Bir Çocuğa Verdiğimiz Tanım, Onu Ne Kadar Anlatır?

Updated: 3 hours ago

“Çok inatçı.”
“Utangaç.”
“Dikkati dağınık.”
“Lider ruhlu.”
Bir çocuğu anlatırken kullandığımız kelimeler, zamanla onu nasıl gördüğümüzü de belirlemeye başlayabilir.
Başlangıçta yalnızca bir davranışı tarif etmek isteriz. Fakat aynı tanımı tekrar ettikçe çocuğun farklı yönlerini gözden kaçırabiliriz.
Bir çocuk kalabalıkta konuşmuyorsa, utangaç olduğunu düşünürüz. Oysa belki önce ortamı gözlemlemek istiyordur.
Bir çocuk sürekli soru soruyorsa, dikkatinin dağıldığını düşünebiliriz. Belki de merakı, bizim planladığımız yönün dışına taşıyordur.
Bir davranış, çocuğun tamamı değildir.
Eğitim psikolojisi bize gelişimin tek bir davranıştan okunamayacağını hatırlatır. Çocuğun yaşı, deneyimleri, bulunduğu ortam, ilişkileri ve gelişen becerileri birlikte değerlendirilmelidir.
Üstelik kullandığımız tanımlar yalnızca çocuğu nasıl gördüğümüzü değil, ona nasıl yaklaştığımızı da etkileyebilir. Sürekli “çekingen” olarak tanımladığımız bir çocuğa daha az söz hakkı verirsek, farklı yönlerini gösterebileceği fırsatları da azaltabiliriz.
Peki, çocuğun davranışını yorumlayan yetişkinin kendi değerleri bu resmin neresinde?
Örneğin düzeni ve planlı ilerlemeyi çok önemseyen bir yetişkin, sürekli farklı şeyler deneyen çocuğu kararsız olarak değerlendirebilir. Oysa çocuk için keşfetmek ve yeni olasılıkları denemek daha güçlü bir motivasyon kaynağı olabilir.
Bazen çocuğa verdiğimiz tanım, çocuktan çok bizim neyi önemli gördüğümüzü anlatır.
Burada önemli bir ayrım var: Çocuğun bir özelliğini fark etmek başka, onu o özellikle sınırlamak başka.
Tanımlar ve gerektiğinde yapılan gelişimsel değerlendirmeler anlamamıza yardımcı olabilir. Ancak hiçbir tanım, çocuğun bütün potansiyelini tek başına açıklamaz.
Peki, tanımlamak yerine ne yapabiliriz?
“Bu çocuk nasıl biri?” sorusunun yanına başka sorular ekleyebiliriz:
Bu davranışı ne zaman gösteriyor?
Hangi ortamlarda değişiyor?
Onu doğal olarak ne harekete geçiriyor?
Ben bu davranışı hangi beklentimden hareketle yorumluyorum?
Çocukları anlamak, onlar hakkında mümkün olduğunca çok tanım bilmek değildir.
Bazen bildiğimizi sandığımız tanımı bir kenara bırakıp yeniden gözlemleyebilmektir.
Çünkü bir çocuğun kim olduğunu keşfetmek, onun kim olduğuna erkenden karar vermemeyi de gerektirir.



Comments